Yeni Anayasayı Yazan Mehmet Uçum, Öcalan Aşığı Çıktı, Sevres’in Tekerrürü

Mehmet Uçum Kimdir?
Mehmet Uçum Kimdir?

Yeni Anayasa aşıklarının anlamadığı ve anlamamakta ısrar ettikleri şeylerden vazgeçtik, üstüne de Yeni Anyasadan üç ya da dört madde say dediğimizde sayamıyorlar, tek bildikleri şey kimin evet dediği, bu kadar “kimin evet dediğinin” önemli olduğu bir ortamda herhalde ki hayıra güç kaybettirecek açıklamaları yaptırmak çok zor olmayacak, önceden planlamak da kolay olacaktı. Biz de bu kavram bilmez ve putperestlikte ısrar eden kitleleri ikna etmek için onların önemsediği şekilde cevaplar yazmayı da haliyle ihmal edemiyoruz.

Erdoğan ve Kürtçüleri
Erdoğan ve Kürtçüleri

Yeni Anayasayı Hazırlayan Mehmet Uçum Kimdir?

Mehmet Uçum Kimdir?
Mehmet Uçum Kimdir?

Kendisi tahmin edeceğiniz gibi herhangi bir şekilde Anayasa Profesörü değildir ancak AKP içerisinde yer alan Öcalan aşıklarındandır. 24 Ağustos 2015 tarihinde Balçiçek İtler’e söyledikleri şunlardır. “Şimdi ortaya çıkan ihtiyaç, Öcalan ile siyasi ilişki yürütme ihtiyacıdır, Öcalan’ın muhatabı devlettir.”   Yani bundan çok uzun olmayan bir süre önce,  Yeni Anayasamızın mimarı Mehmet Uçum, Öcalan ile ilişki kurmakta sakınca görmüyor, üstüne de  Yeni Anayasa için Öcalan’ın fikirlerinin çok önemli olduğunu söylüyor, gerçi daha da önemlisi, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, “Öcalan başkanlığa asla karşı değildir.” diyerek ekliyordu aynı günlerde, gene bazı AKP çevreleri de “İster inanın ister inanmayın, Öcalan Kürtlerin Lideridir.” diyordu. Şimdi ise karşımıza çıkmış, PKK evete düşman diyorlar, daha düne kadar HDP Vekili Altan Tan “Biz başkanlığa düşman değiliz, İmralı Tutanaklarının hiç bir yerinde böyle bir ibare yok.” diyordu, İmralı Tutanaklarında zaten Öcalan’ın “Tayyip Bey’in başkanlığını destekleriz.” dediği malumunuzdur.

Evet Diyenler, Erdoğan'ın Bu Dönekliğine Mazur Kalacaktır.
Evet Diyenler, Erdoğan’ın Bu Dönekliğine Mazur Kalacaktır.

Şimdi gelelim yeni  Mehmet Uçum’a, bakın “Yeni Aktörler” referandum sonrası devreye girecek diyor. 9 Ocak 2017 Pazartesi günü Kübra Par’a verdiği röportajında bakın neler diyordu.

“Anayasa değişikliği paketi ile Türkiye’nin yeni anayasa ihtiyacı karşılanmıyor. Bu reform süreci devam etmek zorunda. Yeni Anayasa ihtiyacımız bu değişiklikten sonra çok daha güçlü bir hale gelecek. Sayın Bahçeli, merdiven teorisi açıklamasını yaptı, ben de bu görüşteyim. Türkiyenin hukuk ihtiyacını karışlamak için işbirliği çağrısı yaptı, bu işbirlikleri devam ettirilebilirse MHP ile birlikte yürümeye devam edilebilir. Gelecekte “FARKLI SİYASİ AKTÖRLER” de rol alabilir.”

Soralım, bu farklı siyasi aktörler kimdir? Anayasa Mahkemesi, HSYK üyeleri Cumhurbaşkanı tarafından atanır ve  Başbakan ortadan kaldırılıp, TSK komuta kademesiyle param parça edilirken, hala neyi değiştirmek istiyorlar? MHP’nin korumakla övündüğü ilk dört madde olabilir mi? Herkes biliyor ki bu memleketi ayakta tutan en yegane ilkeler, Milliyetçilik ve Laikliktir. Anayasanın ilk dört maddesinde bu kavramlara geçmişte HDP ile birlikte dokunmayı denediler, mimar gene Mehmet Uçum idi, şimdi ise bu büyük lokmayı tek seferde yiyemeyeceklerini gördüler, o yüzden de büyük lokmayı iki ayrı parçaya ayırarak yutuyorlar. Önce MHP’ye ileride ihtiyaç duymayacakları yetkileri alıyorlar, ardından da Evet propagandasının en büyük kısmını oluşturan HDP’nin Hayır demesi durumunun, nasıl dönüşeceğini daha net göreceksiniz. Şüphesiz ki HDP hayır çıkmasını istiyor olsa idi, evet derdi, bir hafta önceden köylere gönderebileceği kalaşnikoflu teröristleri ile de kendi seçmenine gerekli mesajı vermekte zorlanmazdı, 2010 referandumunda da aynı taktik uygulanmış ve her HDP şehrinden evet oyu çıkmıştı.

Mehmet Uçum Ve Dahası

Evet diyenler öyle çirkin propaganda tekniklerine başvuruyorlar ki,  Anayasanın ilk dört maddesi ile ilgili sorunlarını Lozan’a dil atarak çok açık şekilde gösteriyorlar, AKP hükümetinin Feridun Sinirlioğlu ile verdiği kıta sahanlığı ve işgal edilen 2 kayalık, 15 adacığımızı dahi Lozan’a suç olarak atıyorlar. Bu konuyu daha önceki makalelerimizden birisinde açıklamıştık. Eşek  Adası ya da Uzunada gibi adaların Lozan ile verildiğini söyleyen Türklük düşmanlarına şuradan iletelim.

12 Eylül döneminde, hakaret maksadı ile  Erbakan “Eşekadasına”, Türkeş ise “Uzunada’ya” hapsedilmiştir. Bu adalar bizimdi(r).

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ilelebet payidar kalacaktır.

Politikdeli
20 Şubat 2017

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*