Saddam’ın Ruyasını İsrail Nasıl Bombalamıştı?

OSİRAK REAKTÖRÜ
OSİRAK REKTÖRÜ

 

Saddam Hüseyin, coğrafyamızın otoriter ve Batı ile işbirliği yapmaktan, Batıya meydan okumaya geçen nadir diktatörlerinden birisi. Büyük Orta Doğu Projesinin önünden çekilen ilk set olarak kendisi hem Türkiye hem de Suriye ve İran ortak kaderinde önemli bir yere sahip ikon olarak, yerel Milliyetçi örgütlenmeler tarafından çoktan anılır oldu. Ülkesindeki zulmettiği Şii azınlıkların bile artık aradığı Saddam’ın bu kadar önemli olmasının en büyük nedenlerinden birisi güçlü bir orduya sahip olduğu gibi şakasının olmayışı idi, bunu da Fransa’dan eskidiği için ancak hala Nükleer Bomba ve Eenerji üretmek konusunda yeterli işlevselliğe sahip ve adını Mitolojideki bir çiçekten alan Osirak Reaktörünü satın almasından anlayabilirsiniz.

Osirak Reaktörü, zengin petrol gelirleri ile yaşayan Irak’ın Fransa’dan aldığı bir nükleer tepkime yaratıcı idi ancak bu dönemde Saddam, İran ile savaştaydı ve henüz kendi ülkesinden koparılan ve insanlarına geri almaya söz verdiği Kuveyt’e de saldırmamıştı, ilginçtir ki İsrail’in müttefiki ve Saddam‘a hem de Arap Milliyetçilerine karşı savaşan Fransa, Saddam Hüseyin’e böylesine tehlikeli bir aracı satarken hiç çekinmemişti. Bu reaktörün Saddam‘ın elinde “Çiçek Açması” demek İsrail’e atılacak nükleer bombalar ve öldürülen milyonlarca Yahudi, İran savaşının Saddam tarafından kazanılması ve Irak’ın ilhakı demekti. BOP Tamamen çökmekle kalmayacak ve belki de hep hayal edilen o büyük birleşme gerçekleşerek, Irak-Suriye bütünleşecekti, orta doğuda yeni bir petrol, doğalgaz ve silah devi olan güç doğacaktı.

Saddam Hüseyin Jacques Chirac ile Osirak Reaktörünü İncelerken
Saddam Hüseyin Jacques Chirac ile Osirak Reaktörünü İncelerken

 

 

Her şey, açacak bir Osirak’a bağlıydı.

Menachem Begin, 1977 yılında iktidara geldiğinde, Moshe Dayan (Barzani’nin Kürt Hançeri ve Kerkük Rafinerileri Planını Verdiği İsrail Dışişleri Bakanı) Fransa ve  ABD’den reaktörün planlarını öğrenmeye çalışsa da öğrenemedi, Fransa’nın  Saddam ile arası bu dönemde gayet iyi idi, ilk başta İran bölgeyi bombalamaya çalıştı ancak başaramadı, askeri operasyon için gerekli teknolojiye sahip değildi.
İsrail ise bu yüzden Babil Operasyonu (Operation of  Babylon) ya da Opera  Operasyonu (Operation of Opera) isimleri ile bir askeri harekat düzenlemeye karar aldı.

Osirak'ı Havaya Uçuran F-16AS'ın Gövdesine Havaya Uçan Nükleer Reaktör Resmedildi
Osirak’ı Havaya Uçuran F-16AS’ın Gövdesine Havaya Uçan Nükleer Reaktör Resmedildi

İsrail, İran’ın bunu başaramayacağını biliyordu ve Fransa ile Saddam’ın iyi geçindiği gibi İsrail de mezhep kışkırıcılıklarından faydalanarak Suudi Arabistan Kralı ve Ürdün Kralı Hüseyin ile çok iyi ilişkiler geçirmişti,  operasyon boyunca 8 F16AS ve 6 F-15AS kullanılmıştı, bütün uçak filosunda iki tane Mark 84 isimli Amerikan üretimi yüksek kaliteli yıkıcılığa sahip bomba bulunuyordu, sadece birisinin ağırlığı ise 2000 pound idi.

Operasyon sırasında, uçaklar öyle fazla yüklü idi ki, benzinin ağırlığından dolayı dahi uçaklar bazı dağları aşmakta zorlanıyordu, filo bu yüzden olması gerekenden geç hedefe ulaşıyordu,  Ürdün ve Suudi Arabistan Krallarının verdiği askeri geçiş izni bu operasyonların yapılabilmesinin asıl nedeni idi. Operasyon için, 7 Haziran 1981 Pazar günü, erken saatlerde  Osirak’ta görülen uçaklar geç dahi olsa operasyonu başarı ile tamamlamıştı, Saddam’ın Gül’ü başarıya ulaşamamıştı. Operasyon boyunca, 10 Iraklı asker ve 1 Fransız Sivil ölmüştü, Operasyona katılan pilotların isimleri şöyledir:

Ze’ev Raz (Önder Pilot), Amos Yadlin, Dobbi Yaffe, Hagai Katz, Amir Nachumi, Iftach Spector, Relik Shafir, and Ilan Ramon, ölen Fransız ise bir Mühendistir,  Damien Chaussepied ismindeki mühendis Fransa tarafından nükleer reaktörü kurması için gönderilmiş,  Irak Hükümeti tarafından da kiralanmıştı, Fransız sivilin ölümü batının dikkatini ve tepkisini çekmişti, İsrail Dış İlişkileri işçilere bir şey olmaması için Pazar Günü ve erken saatler seçilmişti dese de gelen uluslararası tepkiler büyüktü çünkü İsrail ve Irak arasında savaş durumu yokken böyle bir durum yaşanmıştı, İsrail savaş ilan etmeden savaş faaliyetine girşip sonra da bir şey olmamış gibi yoluna devam etmeyi umuyordu. Neyseki, Orta Ddoğudan Irak’ın bir dev olarak çıkmayışı nihayetinde Batının da çıkarlarına uygundu ve ölen Fransız ya da Iraklı askerler bundan daha önemli bir gerçeği yansıtmıyordu, Suudlar ve Ürdün ise bölgedeki ağırlığını kaybetmemiş oluyordu,  Ürdün Kralı ise kendi Şii takıntılarına geri dönüyordu.

Menachem Begin ve Moshe Dayan Operasyon sonrası muzaffer şekilde ABD Ziyaretinde.
Menachem Begin ve Moshe Dayan Operasyon sonrası muzaffer şekilde ABD Ziyaretinde.

Bir diğer önemli husus ise, operasyona katılan F-16’lar İsrail tarafından öyle modifiye edilmişti ki, bir F-16 tek başına en fazla uçak düşürme rekoruna sahip bir şekilde hala sergilenmektedir, modifiye yeteneği sayesinde yapabildikleri ile Amerikan teknolojisini ne kadar ilerletebileceğini gösteren İsrail açısından bu operasyon, büyük bir prestij kaynağı olmuştu.

Sergilenen Uçaklardan birisi, Osirak bombardımanı ongusu ile, düşürdüğü uçak sayısını işaret etmektedir.
Sergilenen Uçaklardan birisi, Osirak bombardımanı ongusu ile, düşürdüğü uçak sayısını işaret etmektedir.

Operasyonu yöneten İsrail Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral David  Irvy için bu yaşananlar her zaman büyük gurur kaynağı olmuştur.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*