Kürt Sorununa Gerçekçi Bir Bakış İle Tarihten Gerçekler…

Tunceli'nin Dağlarında Kemal Atatürk.
Amiral Sir F. Derobeck, Lord Curzon’a 26 Mart 1920 günü şu telgrafı çekti.
 
“Kürdistan, Türkiye’den tamamen ayrılıp özerk olmalıdır. Ermenilerle Kürtlerin çabalarını bağdaştırabiliriz. İstanbul’daki Kürt Kulübü Başkanı Said Abdülkadir ve Paris’teki Kürt delegesi Şerif Paşa emrinizdedir.
Kaynak: İngiliz Belgeleriyle Türkiye, Erol Uulubelen, S.258, Kraliyet Belgeleri, syf, 48, belge 33.
 
 Şerif Paşa, Kürtler adına Kürdistan’ı talep eden ve Sevr’e imza atan kişidir, yakışıklı olduğu için Fransızlar, Bowl Şerif derlerdi, Said Abdülkadir ise, vatan haini son Osmanlı Padişahı diyerek Osmanlıyı asla lekelemememiz gereken Vahdettin’in arkadaşıdır, Şeyh Said İsyanının beynidir, İsyan öncesi San Remo’da görüşerek, Bulgaristan’daki Hilafet-i Kübra aracılığı ile isyana dini kimlik kazandırmış zeki bir düşmandır.
Bunlar, çocuklara okullarda anlatılmalıydı onun yerine “Pembe Ev, Zübeyde Ana, Tarladaki Kargalar, Akif’in genelde gerçekleri örten anlık depresyonluk şiirleri, Çocukları boğacak tarihler ve ruhsuz, duygusuz yer adları, maddeler sıralandı…
 
10 Temmuz, 1913 günü Kürdistan Savunucusu Lord Curzon’a 1437 sayılı telgraf çekildi ve “Kürtlerin, İngiliz mandası istedikleri” Binbaşı Noel’in ise bu amaçla Kürt ajanlar ile görüşeceği yazılmıştı.
1. Dünya Savaşına sadece 1 yıl vardı, Ermeniler gibi Kürtler de Rusların yanında, Türklere karşı savaşacaktı.
 
2 Şubat 1977 Tarihli, The Daily Telegraph gazetesi şöyle söylemekteydi, “Kürt Lideri Barzani, ABD’nin Kürtleri uzun süre destekledi ancak Başkanınız Carter zamanında bu destek kesildi.” BAAS-SSCB bağını kesmek isteyen ABD, Kürtleri maşa olarak kullanıyordu.

 

Barzanileri bugün parlatanlar, asıl düşmanımız olmalıdır.
CIA, Koruması altında Molla Mustafa Barzani, yani ülkemizin Cumhurbaşkanının mübarek adam dediği ve 1930’larda Türk askerine kurşun sıkmış olan Barzani, ABD’nin Rochester şehrinde bulunuyordu, 1979’da da hasta olduğundan dolayı ABD topraklarında öldüğü biliniyor.
 
Pikes Raporunda, Henry Kissenger’a “ABD bizi desteklerse, petrolümüzle 51. eyaletiniz olabiliriz.” diyen Barzani, 2. Hedefimiz Türkiye diyordu, SSCB ile birlikte yürümüş, İngilizlerle birlikte Osmanlıya karşı isyan etmiş, bir süre sonra ise çıkarlarını ABD’de bulmuştu.
 
1980’lerin sonunda, ABD Şam Büyükelçisi, Mr. Eaglaton, Kürt Uzmanı olarak çağrılıyordu ve Şam’a atanması tesadüf değildi, PKK gibi PYD örgütlenecekti, ülkemizdeki Karen Fogg’lar, Abromowitzler gibi sıra bu sefer Suriye’deydi.
 
Bunun gibi Türkiye’ye diplomat, gazeteci ya da bilim adamı kimliği ile Güneydoğu Anadoluya binlerce kişi gönderildi, bunlara S. Savaş döneminde “Saha Etki Ajanı” denmiştir, bu kişilerin amaçları bölge halkını kışkırtmak, finanse etmek ve Kürdistan’a giden yolu açmak, Türkiye’ye karşı koz yaratmaktı, 1993 yılında Türkiye’yi uzun süredir elinde tutan ihanet şebekesi Liberal İslam Partileri, Çekiç Güç‘ü kurdurttu, Özal, ileri giderek Irak’ı ABD adına işgal etmeye kalkıyordu, o günlerde unutmayız, BOP Eşbaşkanı da “Bu siyonizme hizmettir.” diyordu, geçenlerde Coca Cola Fabrikası açan ve 2003 yılında ABD askeri için dua eden Erdoğan’dı kendisi, İslamcılar, kişiliksizce birbirleriyle kavga ederler, amaçları rant ve güçtür, bunun içinde ABD ile her zaman “En iyi biz hizmet ederiz” pazarlığındadırlar.
İran, bugün gibi o gün de Kürtleri kullanarak sınırlarını genişletmek istiyordu.
Konumuzun bu kısmındaki Soğuk Savaş Ajanlarına değinirsek, Eski CIA Şefi Paul Henze, Diyarbakır ve Van ziyaretlerini bu dönemde sıklaştırmıştı, ABD Elçilik Müsteşarı aynı dönemde “PKK Teröristlerine” Kürt Savaşçılar diyerek Cenevre Anlaşmasından faydalanmasını istiyordu.
 
Abromowitz, “Erdoğanı Başkanlığa hazırlıyoruz.” diyen adam aynı dönemde Türkiye, Federal bir Türk-Kürt devletine dönüşsün derken, Türkiye’ye 2 milyon Kürt’ü getiren Özal, “Anadolu Cumhuriyeti” neden olmasın diyerek PKK terörüne destek oluyor ve siyasi amaçlarını din perdesi ile talep ediyordu.
 
Çıkarılması gereken dersler nelerdir?
 

1- Aynı dili konuşan insanlar aynı toplumu, ulusu yaratarak aynı çıkarlara sahiptir.

2- Kürtler farklı bir dili, tarihi olan farklı bir ulus olarak farklı çıkarlara sahiptir.
3- Bu çıkar çatışmasını her zaman SSCB, ABD, Britanya gibi güçler değerlendirerek Türkleri zor duruma sokacaktır.
4- Kürtler, ayrı bir devleti isteyerek her zor durumunda, Türkiye’de de Suriye’de de, Irak ve İran bölgelerinde de sorun çıkararak isyan etmekte ve bağımsızlık istemektedir.
5- Bu bağlamda, SSCB dahi, Mihail Baturin aracılığı ile Kürtleri ayaklandırmaya hazırlamış, K. Savaşını gerekirse baltalamak için Lenin’den emir almayı beklemiştir, Seyit Rıza sorgusunda, Dersim İsyanına en çok Fransızlarla SSCB desteğinin olduğunu belirtmiştir.
 
Yapılması gereken, Kürtçeyi ve Kürt kimliğini, Türk Ekini altında eritmek, Türkleştirme ile bölgeyi Türk Ulusuna ait kılarak, Ulusal Egemenliğe tabii tutmak, sorunun ekonomik ayağı olan Aşiret-Feodalite etkenlerini yok ederek, bölgeyi kültürel-ekonomik manada 21. yy’a taşımaktır.
Kurtuluş Savaşındaki Kürt isyanlarından birisi olan Koçgiri İsyanı ve yayıldığı alanlar.

 

Keza, 1959 Kerkük Türkmen Soykırımı, 1921 Levi, Karaağaç Katliamları ile Barzani Türklere bunu yapmış, çektirdiği reklamlarla “Türkiye’de anadilde eğitim isterken”, kendi çalıntı topraklarında “Ben önce Kürdüm” reklamları çektirerek, her mezhepten kökenden insanı toplamaktadır.
 
Öyleyse, aynı şeyi biz neden kendi çıkarlarımız için yapıp, Türklerin 16. yy’da katledilmesi ile Anadoluya gelmiş ve Kerkük-Musul gibi bin yılı aşkın süredir Türk Vatanı olan topraklarda, katliamlarla azınlık durumuna düşürülmüş Türkleri düşünerek hakkımızı aramayalım.
Kürt İsyanlarını Kemalizm çıkarttı yalanı, İslamcıların çiğnediği kokuşmuş bir sakızdır.

 

Şark Islahat Planı, Kemalizmin, Kürt Sorunu için reçetesidir, bu planı bugün Türk Milliyetçileri yeniden talep etmelidir. Osmanlı’daki onlarca Kürt İsyanına değinmiyoruz ancak bir görsel ile listesini iliştirdik. Bu dönemde özellikle de listede çoğunun olmadığı 1908 ve 1913 yıllarındaki Barzani İsyanları önemlidir, Barzani İsyanı ile Mesut Barzani’nin dedelerinden olan  Şeyh Barzani Osmanlı tarafından idam edilmiştir, günümüzde İslamcıların, Osmanlının dedelerini isyan ettiği için idam ettiği Muhammed Bin Suud’un torunları ve isyancı, İngiliz işbirliği ile Arabistan’ı kuran  Suud Ailesi ile iyi geçinmesi nasıl bir ironi ise, Barzaniler de öyle ironidir.

Politik Deli
17 Ağustos 2017

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*