İngiliz Gizli Belgeleriyle Sözde Ermeni Soykırımı ve Meselesi

Ermeni Yalanlarından Birisi Daha.

İngiliz Kraliyet Matbaası tarafından savaş sonrası basılan bazı 1. Dünya Savaşı Belgeleri arasında, Ermeni sorunlarıyla ilgili olanlar da mevcuttur. Bu soruna dair olan bütün belgeler, Türkçeye ilk olarak Erol Ulubelen tarafından çevrilmiş, daha sonra da Doğan Avcıoğlu tarafından Yön Dergisinde yayınlanmıştır. İkinci Basımı ise Çağdaş Yayınları arafından yapılmıştır, “İngiliz Belgeleri ile Türkiye” adındaki bir kitap ile okuyucuya sunulmuştur.

Bu kitaptan, Ermeni Meselesi ya da Sözde  Soykırımı ile ilgili olarak Amerikan-İngiliz raporlarının bir kısmın, alıntılayarak size sunuyoruz, böylece bu konunun, savaşla alınamayanın propaganda ve politik baskı ile alınmaya çalışıldığını anlayabilirsiniz.

Gizli Belge: Sayfa 735, Belge 492, Amiral Webb’den Lord Curzon’a yazılan 19 Ağustos 1919 tarihli yazı:

“Amerika, Trabzon ve Erzurum’u içine lan bir Ermenistan’ı himaye edecek. Geri kalan dör ili de bir Kürt devleti olarak İngilizlerin himayesine bırakıyor.”

Gizli Belge: Sayfa no:60, Bbelge No: 46,  5 Nisan 1920 günü, Mr. Lindsay’in Washington’dan Lord Curzon’a yazdığı yazı:

“Amerikan Senatosu Eermenistan’ın mandası işini görüştü. Beş yılda 757 milyon dolar verecekler. İlk başlangıçta 50.000 kişilik bir ordu yollanacak, daha sonra 200.000 kişiye çıkacak. Amerika Kuvvetlerinin başına General Zames G. Harbord getirilecek. Ayrıca bütün  Türkiye’nin mandası için görüşmeler yapılmaktadır.”

Gizli Belge: Sayfa No:71, Belge No:63, 16 Mayıs 1920 günü Sir. A Geddes’in Lord Curzon’a yazdığı yazı:

“Amerikan Hükümeti, Ermenistan’ın Adana da dahil korunmasını istiyor. Silah, cephane, demiryolu ve her türlü malzemeyi buraya sevk edecekler. Boşaltım, Karadeniz limanlarında Amerikan bahriyesi tarafından ve Amerikan donanmasının himayesinde yapılacak. Türklerin yapacağı en ufak bir hakaret Amerikalılar tarafından bastırılacaktır.”

Gizli Belge: Sayfa  No: 300, Belge No:38, 28 Şubat 1920,  Londra Konferansı tutanaklarından bir parça:

“Mustafa Kemal kendisini Erzurum Valisi ilan etmiş.  Erzurum’da yeni kurulacak Ermeni devletinin katılacağı bir sırada bu çok anlamlı bir harekettir. Bu adam olmasaydı, Ermenilerin bir şansı olurdu.”

Gizli Belge:  Sayfa No:81, Belge Nno: 10, tarih, 16 Şubat 1920. Londra Konferansından bir başka parça:

“Ermenistan’a 6 ilden başka Trabzon ve Adana da verilmelidir. Amerika Ermenistan’a yardım edecektir ve mandası altına almayı da kabul ediyor. Fransa ise Adana’yı kendisi için istiyor.”

Gizli Belge: Sayfa No:99, Belge Nno: 12 Londra Konferansı tutanağından bir başka ilginç parça:

“Lord Curzon, Erzincan’ın da Ermenistan’a verilmesini, Karadeniz’de de bir Lazistan kurup, Ermenilerin mandasına vermek istiyor.”

Ermenilerin, Azerbaycan topraklarındaki katliamlarından bir kesit.

Bu belgeler, bugün ABD Kongersinden 24 Nisan tarini soykırım tarihi olarak kabul ettirmek isteyenlerin temel amaçlarını göstermektedir. Amaç, dün savaş ile alınamayanı bugün cahil bıraktıkları Türkleri, yönetimine koydukları yerli işbirlikçileri ve kendi kapitalizmleri ile sömürerek düşürdükleri aciz noktada, propaganda ve ulusal baskı ile gerçekleştirmektir, 1980’lerde ABD göndereceği yardımları, “Kıbrıs’tan ödün verme şartına bağlamıştı”, bugün ise Ermeni tasarılarını kabul etmeye meyilli, Kıbrıs’ı terk etmeye razı olanlar gene yeşil ve Amerikancı sermayeciler, işbirlikçileri başımızdadır.

Atatürk, Ermeni Meselesi için “Dünya kapitalistlerinin ekonomik çıkarlarına göre çözülmek istendiğini” Söylev ve Demeçlerinin, 1. Cildinin 233.  Sayfasında söylemektedir. Yöneticilerimizden Turgut Özal gibiler, bu soykırımları tanımak, Kıbrıs’tan çekilmek, Türkiye’nin adını değiştirmek istemiştir, Türkiye sürekli olarak kendi çıkarlarını ön plana koyarak yabancılarla işbirliğine giderek Türkiye’yi yok etmek isteyenlerle, kullandıkları kuklaların iç rakipleri ve korkuları arasında sıkışmıştır, bu korkular bazen öyle ağır gelmiştir ki, halkın öfkesi, gene kukla iktidarlara Kıbrıs Operasyonunu yaptırarak, 1974 zaferini imzalatmıştır, eğer Kıbrıs’taki Türk ölünce, Anadoludaki Türkün canı yanmasaydı, sanmayın ki 1974’ün siyasi kuklaları, böyle bir operasyon yapıp da ülkemizin çıkarlarını koruyacaktı, onlar her şeyden önce kendi iktidarını düşünürler, iktidarları karşısında yerli halk tehdit ise onu bastırır ya da fikirlerini değiştirirler, dışarıdan gelen baskı tehdit ise onlarla işbirliği yaparlar, Türkiye’nin siyasi dinamiği budur.

Bu konuyu, Dolaylı Saldırı Doktirini isimli makalemizde de kısmen açıklamıştık.

Bugün neden bu konuda tek, bir belgesel, TRT Ekranlarında yayınlanmamaktadır, neden halka bu belgelerin yüzlerce katı olmasına rağmen aktarılmamaktadır, düşünmenizi rica ederiz.

1 Temmuz 2017, Politik Deli

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*