Graham Fuller ve Erdoğan’ın Gölgesi CIA’in Söylemleri

Graham Fuller, Yeni Türkiye sloganının mimarıydı.
Graham Fuller, Yeni Türkiye sloganının mimarıydı.

Temel bir kaç soruyla başlamakta fayda var.
Büyük Orta Doğu Projesi ilk olarak hangi yayın kuruluşunda yayınlanmıştır?
Büyük Orta Doğu Projesi ilk olarak hangi ABD Resmi Ağzından Duyurulmuştur.
Büyük Orta Doğu Projesinin Eşbaşkanı Kimdir?
Ilımlı İslamdan ilk bahseden  İsim Kimdir?
CIA Türkiye Masası Şefi Yeni Türkiye Sloganının İlk Yazarı mıdır?

Cevaplara geçelim. Büyük Orta Doğu Projesi ilk olarak Yahudi KINUVIM Dergisinde 1982 yılında yayınlanmıştır. Büyük Orta Doğu Projesini ilk kez var olduğu adı ile Condelezza Rice açıklamıştır ancak bundan daha önce Somali,Sudan gibi ülkleri içine alacak şekli ile Amerikan Emekli Albayı Wesley Clark açıklamıştır. Büyük Orta Doğu Projesinin Eşbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır, diğer başkan ise Projenin yaratıcılarından birisi olan Graham  Fuller‘dır. Son cümlemizin son ismi ile aslında Ilımlı İslamın kurucusunu ve CIA Türkiye Masası Şefi’nin kim olduğunu, ayrıca “Yeni Türkiye” sloganının yaratıcısını da size aktarmış oluyoruz.

Erdoğan'ın Hocası ve Ona Oturma İzni Alan Fuller.
Erdoğan’ın Hocası ve Ona Oturma İzni Alan Fuller.

Bu yazıyı ele almamızın nedeni ise BOP Eşbaşkanıyım diyen kişinin ABD’nin uyguladığı Dolaylı Saldırı Doktrini ve Düşük Yoğunluklu Demokrasi Doktrini arasında sürekli olarak geçişler yaparak oyaladığı 2. ve 3. Dünya Ulusları gerçeğinde bulunan, Başkanlık sevdasına farklı bir bakış açısından giriş yapmanız. Graham Fuller kendi kitaplarında gösterdiği üzere, yüksek ölçüde bir algı uzmanıdır, gösterdiği medya ilgisi ve dostu Robert Murdach‘ı ülkeye sokması, kontrolündeki cemaatlerin kendisinin “Kemalizm öldü, artık Ilımlı İslam” zamanı demesi ya da 1996 yılında Süleyman Demirel ziyareti sonrası “Kemalizm yerine tarikatlara yeniden önem vermelisiniz, sizin kendi kültürünüz var.” sözleri ile gene Batının Sömürgeci tezlerinin sahibi olan Tarihçi Toynbee‘nin “Türkiye gibi ülkelerde Osmanlı arzusunu uyandırmak ve ulusal kimliğe verilecek zararla alternatif dini bir karakter yaratmak, bu ülkelerin bizim için korkutuculuktan uzak olmasını sağlayacaktır.” sözleri, Batının, kendi gelecekteki çağına geçmeden önce bizim gibi zayıf Ulusları küçük parçalar halinde kendi pisliğine gömülür bir halde bırakma çabasının kendisidir.

Bu bağlamda, Siyasal İslamın, CIA’in çocuğu olduğuna farklı bir bakış açısından yaklaşmanız için size Graham Fuller’ın Yeni Türkiye Kitabından ufak iki kesit sunacağız.

"Türkçemizi bir gecede yok ettiler." diyenlere ne kadar benziyor?
“Türkçemizi bir gecede yok ettiler.” diyenlere ne kadar benziyor?

“Siyasi alanda saltanat kaldırılarak cumhuriyet kuruldu. Ayrıca seçilmiş Batılı yasalar toptan alınarak, İislam hukukunun bütün birikimi atıl hale getirildi. Batılı giyim tarzı yeni ve gerekli norm haline gelirken, kadınlar herhangi bir tür örtü kullanmaktan caydırıldı.”

Türkçenin düşmanı Türklüğün de düşmanıdır.
Türkçenin düşmanı Türklüğün de düşmanıdır.

“Türk dili üzerinde de radikal değiştirme çalışmaları yapıldı: Osmanlı Türkçesinin merkezinde yer alan, Arapça ve Farsçadan ödünç alınmış çok sayıda sözcük atılırken, bunların yerini eski Türkçe kökenli sözcüklerden türetilen geniş bir yeni sözcük dağarcığı yaratıldı. Arapça alfabe kaldırılarak yerine Latin Alfabe kondu. Bu değişiklikler, sonraki nesillerin Osmanlı geçmişine dair bütün bir yaşamı unutmasına neden oldu.”

Bir başka Doğunun ve Türklüğün düşmanı Arnold  J. Toynbee ise şu sözleri söylüyordu.

“Güney Müslümanlığı, EŞARILIK (Fas’tan Arabistan’a) bizim için tehlike olmaktan çıkmıştır. Bir şeyh satın alır, hepsini yönetirsiniz.
Bizim için Kuzey Müslümanlığı, MATURIDILIK (İstanbul’dan Buhara’ya Türk bölgesi) tehlikelidir. BUNLAR BİLİMLE BARIŞIKTIR. O nedenle her zaman Atatürk gibi bir asi çıkarabilir. Önlemi şimdiden alınmalıdır.”

İlginçtir ki dünyada şartların yumuşaması ve bilgilenimin yükselmesi ile saha etki ajanları artık hedeflerine dost görünme ilkesini benimsemiştir, nasıl ki Graham Fuller, açıkça Kürt Hareketini desteklerken bir yandan da bizim dostumuzmuş gibi tavsiyeler veriyorsa, aynı şekilde  Toynbee de üslup değiştirmiştir. Kızgın cümleler ve bağırışlar, açıkça hedef göstermek yerine, “İslam çok güzel bir din ve kendine has yanları var, siz çok kötü hallerdesiniz çünkü Kurandan uzaklaştınız, Atatürk gibileri dinlediniz.” biçiminde sözleri benimsemiştir. Bu yüzden de internet dünyasındaki pek çok yobaz site,  Toynbee’yi kaynak olarak alır, bunun bir diğer türlüsü de Rusçulardan Jirnovski’dir. Türkleri yok etmeyi ve İstanbul’a atom bombası atmayı öneren bu kişi, bazen ülkemizdeki Rus yanlısı kanal ve oluşumlara gelerek “Ne Mutlu Türküm Diyene” “Atatürk çok büyük bir önderdi.” şeklinde demeçler vermektedir.

Aynı şeyi, ülkemizde pek çok açıdan her zaman bize ihanet eden siyasetçilerde de görürüz. Bunların en başında 7 Haziran Seçimleri sonrası Milliyetçilerin sevgisini kazanan Bahçeli’nin bugünkü dönüşleri gelir, gerçi Devlet Bahçeli, için yazdığımız bu makaleyi okursanız, Saha Etki Ajanlarına ve CIA’in kalıcı kuklalarına daha deneyimli yaklaşacaksınızdır.

Bu kadar da değil, Davutoğlu hakkında bakın, CIA Türkiye Masası Eski Şefi bakın ne diyordu?

Davutoğlu gibi bir Saha Etki Ajanını kim yüceltmişti?
Davutoğlu gibi bir Saha Etki Ajanını kim yüceltmişti?

“AKP dış politikası üzerinde büyük etki yapmıştır, fakat AKP dışındaki düşünürlerden direniş görmektedir, ki bunlar arasında dış politikada benzer bir maksimum esneklik ve bağımsızlık isteyen Kemalistler ve solcular da vardır. Davutoğlu’nun yaptığı, dış politikada Türk Milli menfaatlerine dair sistematik ve geniş vizyon formülasyonu gerçekten de tartışılabilir, ancak kapsamı ve derinliği bakımından bir benzeri olmayan bu formülasyon halihazırda Türk dış politika düşüncesi üzerinde büyük etki yapmış durumdadır. Bu etkinin önemi ne kadar vurgulansa azdır.”

Yani geçmişte, Rand Cooperatin, Abdullah Gül dışişleri Bakanı, Erdoğand a Başbakan olacak dediğinde yıl 1996 idi, 6 yıl sonra şaka sananlar şaşırmak zorunda kaldı, şimdi ise Fuller algı operasyonları ve Türkiye’yi bölüp parçalama, şeriatlaştırarak Türksüzleştirme projesinde gerekli adımları atmayı sürdürüyor, toplumu anlamsız siyasi ikonlarla iyice parçalıyor, siyasi aktörleri iyice karşı karşıya getiriyor, ülkedeki Demokratik düzeni yıkarak, müdahaleye ya da iç savaşa hazır hale getiriyor. Bu biçimdeki durumları engellemenin yolu ise basittir.

Mantığı seçeerek, Emperyalizmi ilk yenen Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunu seçebilir ve onun ilkelerinden taviz vermeyerek ülkeniz için en iyisini talep edebilirsiniz, siyasi aktörleri takip etmek ve onlar için didişmek yerine, ülkeniz için en iyisi ne ise bunu kim demiş demeden damgasız, markasız ve önyargısız savunabilirsiniz.

Politik Deli
21 Şubat 2017

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*