Başkanlık Sistemi mi Yoksa Hayat Meselesi Mi?

Başkanlık Bölünmektir

Ülkemiz yıllardır atan bir yoğunlukla bu sözcükle rahatsız ediliyor, Başkanlık Sistemi. İlk olarak Mehmet Ali Birand‘ın programında söylenen sözlerdi, tam 32 saniye sonra “Hayır ben öyle bir şey demedim.” demekte de sözlerin sahibi sakınca görmüyordu çünkü ne de olsa artık o nam-ı diğer bir Fırıldaktı. Çark etmekte üstüne yoktu, sözlerini her gün ve sürekli olarak değiştirebilirdi, gene de alkış alıyordu çünkü bütün medya yüzü istediği kadar kirli, üstü istediği kadar tozlu olsun, onu parlatmakta zorluk çekmiyordu.

Başkanlık Özentiliktir-Erdoğan
Başkanlık Özentiliktir-Erdoğan

Başkanlık Sistemi nedir? Öncelikle Başkanlık sistemi, dünya üzerinde azınlık sayıda ülke tarafından tercih edilmektedir, hepsinin özellikleri de birbirinden farklıdır, kimisinde otoriter bir yapı kimisinde ise çok daha demokratik bir yapı vardır, kimisi ise suistimale açık biçimde demokratik ya da otokratik olabilmektedir. Başkanlık sistemi, ABD gibi geniş yüz ölçümü ve nüfusu ile farklı saat dilimlerindeki topraklarını farklı eyaletlerle yöneten ülkelerde de uygulanmaktadır ancak ABD’deki Başkanlık sisteminde, Kongre üyeleri, kendi partilerinden bağımsız kararlar alabilmektedir, örneğin Cumhuriyetçilerden Trump‘a oy vermeyenler partiden kovulmamıştır, ülkemizde ise daha şimdiden Parti Genelbaşkanı ile ters düşen kim varsa partisinden ihraç edilmektedir.

ABD’deki Başkanlık sisteminde, Başkan, yargı üyelerini atayamaz, medyaya karışamaz, neyin devlet sırrı olduğuna ya da olmadığına da karışamaz, işadamlarının mallarına el koyamaz, meclisi feshedemez, tek başına savaş açamaz, peki ne yapar Başkan? Yürütülecek olan politikaları eğer sadece Kongre’den geçerse uygulayabilir ve Kongre üyeleri kendi partilerini dinlemese de kovulamaz çünkü parti üyeleri çok geniş kitleler olarak bu senatörleri ve kongre üyelerini bizzat kendileri kendi bölgelerinden tanıyarak, dinleyerek seçmiştir.

Demirel Başkanlık dedikçe Uyuz Oluyordum.
Demirel Başkanlık dedikçe Uyuz Oluyordum.

Ülkemizdeki Başkanlık sisteminin böyle olmayacağı aşikardır çünkü ;  “Başkan, HSYK’nın 22 üyesinden 7’si, Anayasa Mahkemesi’nin 17 üyesinden 8’i seçebilecek.” Söz konusu tasarı bunu söylemektedir, aynı zamanda 123. ve 126. maddeler gereği Başkan, Türkiye’de yerel yönetimleri birleştirerek örgütleyebilecek ve bu yerel yönetimler kendi içinde özerk olacaktır, ilk 4 maddeye dokunmuyormuş gibi görünerek sinsi sinsi alttan alttan Başkanın genişletilen yetkileri ile de federatif yapı kazınmaktadır.

26 Aralık günü, Mecliste, AKP Grup Başkanvekili Naci BostancıFederasyondan korkmayın.” demekteydi, Cumhurbaşkanı Baş Danışmanı Adnan Tanrıverdi ise “Kürt eyaleti kurulmalı.” diyerek bir de Kürt olmadıkları halde Eyyübilere ait bir yıldızın Cumhurbaşkanlığı forsuna konulmasını, herkesin Kürtçe eğitimi alması gerektiğini de basın toplantısında anlatmakta idi.

Peki, bunca ekonomik kriz, meclisi kapatma yetkilerinden tutun da her türlü savaşı tek başına açma, medya kuruluşlarını kapatma, iş adamlarının mülküne el koymaya kadar, ömür boyu başkan seçilebilme haklarına kadar her şeyin tasarıya konulduğu, Türk Devletinin kökünün kazındığı bu sistem neden bu kadar önemli?

Recep Tayyip Erdoğan, bir Amerikan kuklası olarak David Sultan‘ın da onayını alarak Abromowitz‘in öncülüğünde Başbakan olduğunda, Çözüm Süreçlerinin geleceği belli idi, kendisinin iki görevi vardı. BOP‘u gerçekleştirmek ve Türkiye’yi bölerek şeriatlaştırmak. Suriye ve Irak ayakları büyük ölçüde tamamlandı ancak bazı pürüzler var ki bu pürüzleri Erdoğan halledemediği için ABD ile arası eskisi kadar iyi değil, sahip olduğu  güç ile kendisini ABD’ye kabul ettirmesi ve de başaramadığı ama ABD’den aldığı bu iki görevi gerçekleştirerek gücünü arttırması mümkün. Aynı zamanda kendisi Başkan olamaz ise siyaset dışı kalacak ve hakkında savaş suçlarından, yolsuzluklardan, İstanbul Belediyesindeki suçlarına kadar her şeyle, belki de sayısız kez müebbet hapis istenebilecek yerlere düşecek.

Başkanlıkla Yönetilen Ülkeler
Başkanlıkla Yönetilen Ülkeler

Dünyanın ekonomisi en zayıf 20 ülkesinin 15’i Başkanlıkla yönetilmektedir. İnsanların karnını doyurma, sağlık hizmetleri, trafik, güvenlik, eğitim kalitesi gibi pek çok etkenle ölçülen zayıflık ve güçlülük etkenlerinde son sırada yer alan bu ülkelerde Demokrasi de olmadığı gibi çoğu da daha da otokratlaşarak Başkanlıkta karar kılmıştır.

Aynı zamanda, Dünyada Başkanlıkla yönetilen 25 Ülkenin 20’sinde Demokrasi yoktur.

Peru, Arjantin, Bolivya, Paraguay, Honduras, El Salvador  gibi ülkeler Başkanlık ile  Fujimori, Carlos Menem gibi diktatörlerle kendi cumhuriyetlerini yıkarak, göstermelik oy kullanılan bir Sultanlığa dönüşmüştür. Aynı zamanda ABD’deki yargı bağımsızlığı öyle şiddetlidir ki çoğu yolsuzluk ve skandal sonrası çıkarttıkları yasalarla çoğu siyaset bilimciye göre Amerikan Demokrasisini, Amerikan Yargıçları kurmuştur.

HDP Milletvekili Prof. Dr. Kadri Yıldırım‘ın “Kürtlere statü verilirse, başkanlığı destekleriz.” demesinin üstüne Çözüm Sürecinde Abdullah Öcalan‘ın “Gezide onu ben kurtardım, özerkliği versin başkan da yaparız.” sözleri, geçtiğimiz günlerde Öcalan’ın HDP’ye başkanlığı destekleyin diyerek telefon açtığı iddiaları, AKP içerisindeki Cuma İçten, Ensar Garipoğlu, Mehmet Metiner gibi PKK’lı vekiller ile, AKP’nin Türklüğe olan bilinen alerjisi, milliyetçiliği ayaklar altına alışı da MHP’nin nasıl bir oyunun içinde olduğunu anlamamızı kolaylaştırmaktadır, başkanlıktan sonra Burhan Kuzu‘nun dediği gibi MHP kapatılacak, mecliste iki parti olacak ve Türkiye, ABD-Erdoğan istekleri ile şekillendirilecektir.

Temennimiz, Türk Ulusunun başkanlığa hayır demesidir.

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*