ABD ve Rusya: Yeni Aşkları PYD İçin Savaşıyor

ABD, PYD'yi Masada İstiyor !

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mark Toner, geçtiğimiz günlerde gazetecilerin önemli bazı sorularını cevapladı, konu bizi yakından ilgilendiriyordu, PYD’nin Suriye’de ne olacağı, neye dönüşeceğine dair  ABD’nin çıkarlarını yansıtan cevaplar verdi.

Mark Toner, Suriye İç Savaşının en uygun çözümünün mutlaka BM Öncülüğünde yürütülen görüşmelerin ve  bölgeye gelebilecek Barış Gücünün eşliğinde çözülmesi gerektiğini belirtti ancak ABD’de gazeteciler, ülkemizdeki gibi susturulmadığı için, gazeteciler soru sormak için bakanlardan, başkanlardan ya da sözcüklerde herhangi bir izin almadan sorularını özgürce sorabildiği için konu Türkiye’yi ilgilendiren ilginç noktalara geldi. Gazetecilerden birisi Ashton Carter’ın ABD senatosundaki konuşmasını hatırlatarak, ABD’nin PYD’ye verdiği silahların hem uluslararası bir suç olduğunu hem de Türkiye ile olan ilişkilerimizi bozarak, ülke içindeki dinamikleri sinirlendirdiğini ve iktidarı da daha Rus yanlısı bir duruma ittiğini hatırlattı. Mark Toner bunun üstüne, ABD’nin PYD’ye silah vermediğini yineledi ancak, uçaktan atılan silahların, ABD ve PYD bayraklarının yan yana oluşu, ölen  Amerikan askerleri için PYD’nin tören düzenlemesi, ABD üretimi silahların PYD elinde bulunması su götürmez bir gerçek olarak her gün yeni kanıtlarla karşımıza çıkıyor.

Gazetecilerden birisi, PYD PKK değil ise neden ona silah vermiyorsunuz deyince de Türkiye ile olan ilişkilerimize zarar vermek istemiyoruz gibi nereden tutsak elimizde kalacak bir açıklama ile cevap vermeyi deneyen ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner,  Suriye Demokratik Güçleri ya da Suriye Ulusal Direnişi gibi örgütlerin PYD’den farklı olduğunu vurguladı.

Politik Deliliğin başlangıcı ise bu noktadır, yapılan işleri her zaman farklı kılıflara sokma çabasıdır, nasıl ki ABD’nin PYD’ye silah verdiği gerçek ise aynı şekilde SDF‘nin ana omurgasını baştan sona PYD’nin oluşturduğu da bir gerçek, içlerinde çok az Arap, Süryani ve Türkmen gruplar var, çoğunluğu ise Esad-Rusya güçlerinin PYD’ye şimdilik ses etmemesinden dolayı cesaret bularak IŞİD tehlikesine karşı katılmış durumda, şu anki savaşçı sayıları 50 Bin civarında ve aldıkları güç ile ileride IŞİDd’den boşalan gücü doldurarak ÖSO’nun göbekten ABD’li kadroları ile Esad-Rrusya güçlerine ve hali ile bize karşı da bir girişim oluşturulabilir.

ABD-PKK Kardeşliği
ABD-PKK Kardeşliği

Geçtiğimiz yıl, YPG Yetkilileri Rusya ile görüşünce, ABD‘nin yanlışlık ile 45 YPG’liyi vurduğu unutulmamalıdır, Esad Haseke bölgesinden dolayı, YPG’ye şimdilik dokunmuyor, Ruslar Lazkiye’yi aldıkları için KDP‘yi kuran öncülü SSCB‘nin görevini üstlenerek Kürt hareketini sahiplenebilir ve bölgede hem ilerideki Suriye hem de İran kuklalarına karşı yeni bir koz yaratma peşinde olabilir, bu yüzden PYD’nin IŞİD’den sonra kime ait olacağı, kime karşı savaşacağı, eğer Rusya’ya karşı savaşırlar ise ki büyük ihtimal ile öyle olacaktır, ÖSO’nun buna nasıl tepki geliştireceği ve Türkiye Hükümetinin, şu an PYD bahanesi ile sadece IŞİD’e saldırarak NATO kuklalığı yaptığı El Bab Operasyonu karakterinde, yeni ilizyonlar yaratarak nasıl bu savaşta Amerikancı bir tutum sergileyecektir merak konusu.

Söz Konusu Patlama
Söz Konusu Patlama

Umarız, hiç birisi olmaz ve savaş coğrafyamızdan uzakta olur demek istesek de, bunun gerçek olmayacağını biliyoruz.

1 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*